DÜŞMAN YARATMAK YA DA DÜŞMANLARINIZI SEVMEK

İsmail Kulakçıoğlu

 

Düşman yaratmak ya da düşmanlarınızı sevmek, sizce hangisi daha kolay?

Sanki düşman yaratmak daha kolay gibi görünüyor.

 

 

Bastırılmış haklılık duygularının esaretinde olanların ego tatminleri için düşmana ihtiyaçları olduğunu söylemek abartı olmaz sanırım.

Çünkü:

Din…

Vicdan…

Özgürlük kendilerine aittir.

Kurban olmaya razıysanız bile, dünyanın en kötü insanı-insanları olarak potansiyel düşmansınız.

Çünkü:

Onun gibi inanmıyorsunuz.

Onun gibi karanlık vicdana sahip değilsiniz.

Senin özgürlüğün, onun için tehdit oluyor!

 

 

Soruyu biraz farklı sorduğumuzda…

Nihai olarak düşman yaratanlar mı yoksa düşmanlarını sevmeyi öğrenenler mi kazanacak?

Her şeyi bir kenara bıraktığınızda kimin kazanmasını isterdiniz?

Düşman yaratanların mı yoksa düşmanlarını sevmeyi öğrenenlerin mi?

 

Biraz düşünelim…

İyimser kişi olarak düşmanları sevmeyi öğrenenlerin kazanacağına inanıyorum.

Çünkü:

Gerçek hep gerçektir. Gerçeğe inanan kazanır!

Sevgiyle aydınlatılmış vicdana karanlık egemen olmaz.

Gerçekten nefret edene yetki vermediğin sürece özgürlüğün sınırlanamaz. Çünkü özgürlük vicdana konulmuş bir yazılımdır!

Bir sen varsın bir de inandığın O.